Embriyoloji nedir?

Doğumdan önce oğulcuğun dölüt halini alıncaya kadar geçirdiği safhaları İnceleyen biyolojinin bir koludur. Spermanın döllediği yumurta hücresi önce ikiye, sonra dörde, sonra sekize bölünerek çoğalmaya başlar. Oğulcuk ilk safhada içi dolu küçük bir toptan ibarettir. Sonra yan tarafında bir boşluk meydana gelir. Hücrelerin çoğalmasıyla ayrıca iki boşluk daha oluşur. Bunlardan biri yumurta sarısı, öbürü de dölütün içinde bulunacağı torbadır. Yeni bir insan meydana getiren şey, iki boşluğu birbirinden ayıran tabakalardır. Bunlara: «Dışderi», «ortaderi», «içderi» denir. Dölütte önce kalp le beyin oluşur. Gelişme ilk iki ay içinde ağırdır.

Sonra birden hızlanır. Kalp üçüncü haftanın sonunda atmaya başlar. Sekiz hafta sonra kaslar dıştan gelen etkiye cevap vererek hareket ederler. İki aylıkken 2-3 gr. olan dölütün ağırlığı, sekizinci ayda 2.220 gramı bulur. Çok eski zamanlardan beri insanlar bu konu üzerinde düşünmüşler ve kendi devirlerine göre bazı açıklamalar yapmışlardır. Bu araştırmacılar bir canlının ve özellikle insan gelişmesi üzerinde yüzyılımızda da aydınlatılamamış sorulara cevap aramıştır. Bu çalışmalar sadece sembolik bir değer taşımaktadır. On yedinci yüzyılda mikroskobun keşfiyle embriyoloji ayrı bir bilim dalı halinde gelişmeye başlamıştır.

On sekizinci yüzyıldaki çalışmalar arasında zamanın büyük İslam alimi Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın meşhur Marifetname adlı eseri dikkati çekmektedir. Bu eserde insan anotomisi ve ceninin gelişimi üzerine zamanımızdakine uygun bilgiler verilmektedir. On sekizinci yüzyılda yumurtada canlının çok küçük bir kopyesi olduğu fikri çürütüldü. Birçok hayvan türündeki embriyonun gelişmesinin ufak farklarla birbirine benzediği anlaşıldı. Yirminci yüzyıl başında embriyonun bazı parçalarının gelişmeyi etkilediği gösterildi. Embriyondaki bu etkileyici bölge denilen parçaların varlığını ilk defa keşfeden Hans Shemann (1869-1941), bu keşfiyle 1935’te Nobel ödülü almıştır. Aslında embriyonun gelişmesi kısmen kendi kendine, kısmen de belli bölgelerin kontrolü altında olmaktadır.

Gelişmenin nasıl bir yön takip edeceğini tayin eden asıl faktör döllenmiş yumurtanın çekirdeğinde mikroskopik bir yer tutan bu kalıtım maddelerinin (genler) gelişmeyi nasıl etkilediği haalen araştırma konusudur. Zamanımızda embriyoloji insanın ve diğer canlıların gelişmesiyle ilgili sorulara hücresel hatta gen molekülleri seviyesinde cevap aramaktadır. Embriyoloji bir çok bölümlere ayrılmıştır. Vertebralı embriyoloji: Balık, amfibi, sürüngen, kuş ve memelilerin gelişmesini inceleyen embriyolojinin bir dalıdır. İnsan embriyolojisi: İnsan yavrusunun, döllenmiş tek hücreden itibaren, doğana kadar geçen süre içindeki normal gelişmesini incelemektedir. Fizyolojik embriyoloji: Gelişen doku ve organların fonksiyonlarını inceler.

Genel embriyoloji

Genel embriyolojide kendi içinde morfolojik embriyoloji ve fonksiyonel embriyoloji olarak ikiye ayrılır. Genel embriyolojinin morfolojik bölümü, doğacak yavruya özgü biçimlerin oluşup gelişmesini inceler. Bu da ana ve babaya özgü cins hücrelerinden başlayarak, bunların birleşmeleri “döllenme” bölümleri, “yarıklanma” ve ayrımlaşmaları kapsar.

Özel embriyoloji

Erişkin organizmanın işlevsel sistem ve organların en son gelişmesine kadar görülen olaylarla uğraşır. Embriyoloji birçok bilim dalının gelişmesine katkıda bulunacak bilgiyi üretir; öncelikle canlıların nasıl oluştuklarını anlatarak insan düşüncesinin bu yöndeki merakını gidermeyi amaçlar. Bu yönüyle dinsel ve felsefi düşünceyi de etkilediği kadar evrim görüşüne de birçok kanıtı sunarak katkıda bulunur. Embriyolojinin tıbbın bütün alanlarına katkısıyla en ileri düzeydedir.

Amacı

• İnsan ve hayvan organizmasındaki temel yapı olan hücreden başlayarak doku organ vesistemlerin mikroskobik (ışık ve Elektron mikroskobu) moleküler yapıları, bununla bağlantılı olan işlevlerini tanımlamak.
• Normal yapının oluşumunu sürekliliğini kontrol eden moleküler mekanizmaları açıklamak.
• Yapıdaki sapmaların neden olacağı patolojileri anlamak için, teorik ve mikroskobik düzeyde temel oluşturmak.
• Eğitim süreci içinde edinilen bilgilerin zamanlı olarak klinik ilişkilendirilmesini PDÖ, Karşılaştırma, Küçük Grup Tatrışması, görsel hafızaya dayan multimedya sunumları ve somut örneklerle desteklemek.

İnsan gelişimi

İnsan gelişimi; bir dişinin oositinin, bir erkeğin spermi tarafından döllenmesiyle başlayan ve kesintisiz devam eden bir süreçtir. Development (gelişme); mitoz (çoğalma), migrasyon (göç), hipertrofi (büyüme), diferansiasyon (farklılanma) ve apoptoz (hücrenin programlı ölümü) olarak sıralanabilen 5 histofizyolojik olayı içerir. Bu olayların sonucunda, döllenmiş ovumdan (zigot da denilen, oldukça özelleşmiş totipotent hücre), çok hücreli insan oluşur. En önemli gelişimsel değişiklikler embriyoner ve fetal evrelerde olursa da, bu hücresel olaylar yaşam boyunca sürer. İnsanın dış görünüşünde göze çarpıcı değişiklikler olmaksızın hücreleri çoğalır, göçeder, büyür ve farklılanır ve sonunda ölür.

İntrauterin yaşamdan ve puberteye kadar gelişme progresif (ilerleyici, büyütücü) dir. Yaşam süresinin ortalarında, otuzuncu yaştan sonra hücre ölümleri öne geçmeye başlar. Kaybolan hücrelerin yeni bölünmelerle yerlerinin doldurulmaları yeteneği giderek azalır ve gelişme regresif (gerileyici) olmaya başlar.Süregiden gelişme boyunca partum (doğum), insanın yaşamındaki bir ara olgu olarak tanımlanabilir. İnsanın doğum öncesi dönemini Medikal Embriyoloji inceler. Bu dönemdeki biçimlenme, iç (kalıtım) ve dış (çevre) koşullarının etkisi altındadır. Bunların kusursuz dengelenmesiyle, insanın dışa vuran görünümü (fenotip) ortaya çıkar.

İnsanın içerdiği babası ve annesinden gelen genlerin toplamı, onun kalıtım kişiliğini (genotip) oluşturur.İnsanın doğum öncesi gelişimi, ontojenez’dir. En alt basamaktaki tek hücreli canlıdan, insana ulaşıncaya kadar olan türlerin yukarıya doğru gelişmeleri (evrim) filojenez’dir. Ontojenez sırasında, filojenez sürecinden kalan embriyo taslakları görünüp, kaybolur. İnsan embriyosunun gelişmesinde bu taslaklar, kalıcı organların biçimlenmelerinde kullanılır.Embriyo gelişmesinin ilk dönemlerinden başlayarak belirli bölgelerindeki hücre toplulukları, kendilerinden sonra farklılanacak olanları yönlendirme yeteneğindeki özel proteinleri salgılar.

Böylece, indüksiyon (uyarma) olayları gerçekleşir.En erken oluşan hücreler, birincil uyaran (indüktör) lardır ve saldıkları proteinleriyle dokuları oluşturur. Dokulardaki hücreler ikincil uyaran (evokatör) lar olarak davranıp, çeşitli dokuların birarada organları biçimlendirmelerine yön veren proteinleri üretir. Organlardaki hücreler de üçüncül uyaran (individuatör) olarak salgıladıkları proteinlerle, sistemlerin oluşumunu örgütler.

Gelişimin evreleri

Gelişimin evreleri içinde en çarpıcı olay doğumdur ve doğumla birlikte insanın çevresi değişir; yani, sıvı ortamdan atmosfer ortamına geçer. Gelişim doğumdan sonra durmaz. Doğumdan sonra büyümenin yanı sıra, önemli değişmeler (dişlerin, meme bezlerinin gelişimi gibi) de olur. Beyin, doğum ile 16 yaş arasında üç kat ağırlaşır. Genelde gelişim değişmeleri 25 yaşında tamamlanır.

Sözlükte "embriyoloji" ne demek?

1. Dölüt durumuna gelinceye değin, oğulcuğun geçirdiği gelişim evrelerini inceleyen dirimbilim kolu.

Embriyoloji kelimesinin ingilizcesi

n. embryology
Köken: Fransızca